Gıdayla ilgili olumsuz yazı yazmak yasaklanıyor mu? 

TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu tarafından 24 Haziran’da Meclis’e sunulan torba yasa tasarısı, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’na yanıltıcı yayınlara ilişkin bir düzenleme getirmeyi öngörüyordu. Komisyon Başkanı Yunus Kılıç, düzenlemenin gıda hakkında toplumu yanlış bilgilendiren kişilerin cezalandırılması için gerekli olduğunu savundu. 

Tasarının komisyonda görüşülmesi sırasında, CHP’li Ömer Fethi Gürer “Hileli ürünleri açıklayanlar ceza alacak. Nişasta bazlı şekeri ve GDO’yu eleştiremeyeceğiz, hileli çayda boya var diyemeyeceğiz” diyerek endişelerini dile getirdi. Ardından düzenleme ile ilgili sosyal medyada ve haber sitelerinde, gıdayla ilgili olumsuz yazı yazmanın yasaklandığı yönünde eleştiriler paylaşıldı.

Tasarı metninde neler var?

Önce eleştirilere neden olan torba yasa metnini inceleyelim. Tasarının genel gerekçesinde, konuyla ilgili bilimsel dayanağı ve kanıtı bulunmayan, genellikle konu hakkında uzmanlığı bulunmayan kişiler tarafından, tüketicinin tüketim alışkanlıklarını olumsuz etkileyen, yazılı ve görsel medya üzerinden hızla yayılan, gıdalar hakkında yanıltıcı, yanlı, yanlış yönlendirici bilgiler ile gıdada bilgi kirliliği oluşturan beyanlarla tüketicide endişe, korku ve güvensizlik yaratılmakta olduğu hatırlatılıyor. Bu amaçla bir düzenlemeye ihtiyaç olduğu belirtiliyor.

Metin bir torba yasa tasarısı olduğu için gıda güvenliği ve tarım alanında farklı birçok konuya ilişkin düzenleme barındırıyor. İddiaya sebep olan değişiklikle ilgili maddelere ve gerekçelerine 28. madde ve devamından ulaşılabiliyor. Madde gerekçelerinde de genel gerekçeyle paralel başlıklara dikkat çekiliyor. Değişikliğe sebep olacak madde metninde ise yanıltıcı yayın tanımı Her türlü yazılı, görsel, işitsel ve dijital iletişim araçları üzerinden yapılan ve ticari reklam kapsamına girmeyen, gıda güvenliği ve güvenilirliği hususunda tüketicide endişe, korku ve güvensizlik yaratarak tüketicinin tüketim alışkanlıklarını olumsuz etkileyen gerçeğe aykırı yayınlar diye yapılmış.

Kanuna eklenmesi planlanan yanıltıcı yayın tanımı

Metnin devamında değişiklik ile 5996 sayılı kanuna “Gıda güvenliği ve güvenilirliği hususunda yanıltıcı yayın yapılamaz” ibaresi ekleniyor. Yanıltıcı yayın yapan kişilere 20 bin liradan 50 bin liraya kadar idari para cezası verileceği, yanıltıcı yayını yapan kuruluşa da yaptırım uygulanacağı belirtiliyor. 

Yanıltıcı yayın tanımı belirsizlik yaratıyor

Madde gerekçesinde, “bilimsel dayanaktan yoksun ve konu hakkında uzmanlığı bulunmayan kişiler tarafından yapılan açıklamaların oluşturduğu bilgi kirliliğinden” bahsedilse de, kanuna eklenecek ‘yanıltıcı yayın’ tanımında buna işaret eden bir kısım bulunmaması, tanımın yoruma açık olabileceği endişelerine neden oluyor. Sık sık tüketilen hazır gıdalarla ilgili incelemeler yaparak sosyal medya hesabı üzerinden paylaşan Gıda Dedektifi de, şikayet konusu yayınlar değerlendirilirken net bir karar verilebilmesi için daha açık bir tanımlamaya ihtiyaç duyulduğunun altını çizmiş. GDO’lu ürünler hakkında yorum yapmak, boya içeren zeytin, çay gibi gıdaları açıklamak gibi eylemler yasaklanmıyor, ancak tanımdaki belirsizlik bu eleştirilerin de yaptırıma maruz kalabileceği endişesine neden oluyor. 

Teyit, gıda güvenliği ve halk sağlığı konusunda çalışmalar yürüten Buğday Derneği’ne ulaştı. Dernek yanıltıcı yayın tanımını oldukça genel ve yoruma açık bulduklarını belirterek, “Özellikle gıda alanında bir bilgi kirliliği yaşandığı doğru; özellikle dijital iletişim araçlarının yaygınlaşması ile birlikte uzman ya da değil, pek çok kişi ya da kurum gıda alanıyla ilgili bilgi paylaşımı yapıyor. Bunların bir kısmı ne yazık ki yanlış ve yanıltıcı bilgiler. Bu bilgi kirliliğinin nedeni, konuyla ilgili herhangi bir yasak, ceza olmaması değil, kamu kurumlarının gıdayla ilgili bilgi paylaşımının yetersiz, gıda politikalarının ise günü kurtarmaya yönelik olması dedi. Gıdayla ilgili yanıltıcı yayın yasağından önce, sağlıklı gıdayı üretecek tarım ve üretim politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini ekledi.

Konuyla ilgili karar merci belirtilmemiş

Tasarıda denetim mekanizması ilgili herhangi bir düzenleme bulunmuyor. Komisyon Başkanı Yunus Kılıç ise, konuyla ilgili incelemeleri yürütecek bir Gıda Bilim Kurulu oluşturulacağını, ilgili şikayetlerin kurula yapılacağını ve yayının yanıltıcı olup olmadığına kurulun karar vereceğini belirtiyor. Kurulun çalışma mekanizmasının ise alt mevzuatlarla düzenleneceğini söylüyor. 

Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Uğur Toprak bahsedilen kurul ile ilgili “Komisyonda kurulun kapsamı ve üyelerin kimler olacağı görüşülmemiş ve konu muallakta bırakılmıştır. Ayrıca bu zamana kadar gıda konusunda tıp doktorlarının, konuyla ilgili hiçbir çalışması olmayan kişilerin vs. otoriteymişçesine dinlenmesi bu gibi kişilerin bu kurulda yer bulabileceği endişesini akla getirmektedir. Yine benzer bir endişe bu kurulda yer alabilecek sektör profesyonelleri olacaktır. Yani söz konusu olabilecek bir ürünün üreticisi bir kişinin orada bulunması kurulun objektifliğine gölge düşürecektir” diyerek kaygılarını paylaştı.

Buğday Derneği ise kurulun bağımsız olması gerektiğine işaret ediyor: “Şayet bir bilim kurulu oluşturulacaksa, gıda alanındaki şirketlerin lobicilik çalışmalarından etkilenmeyecek bilim insanlarının ve sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinden oluşmalı. Ama bu bilim kurulunun görevi hangi yayını yasaklamak gerektiğine karar vermek değil, hangi konuda bilgi eksikliği yanlışlığı var, onu tespit edip bu alanla ilgili doğru bilgiyi paylaşmak olmalı.” 

Komisyon Başkanı Yunus Kılıç açıklamasında halk sağlığını tehlikeye atılmasına müsaade etmek istemediklerini, bilgi kirliliğine neden olanların sorumluluk alması gerektiğini söylüyor. Benzer yasal düzenlemenin ABD’de de olduğunu, Dr. Mehmet Öz’ün zayıflama hapı tanıtımı yaptığı gerekçesiyle Senato’da ifade verdiğini hatırlatıyor. 

Mehmet Öz sunduğu televizyon programında zayıflama hapı tanıtımı yaptığı gerekçesiyle, ABD Senatosu Tüketiciyi Koruma Alt Komisyonu’nda ifade vermişti.

Ancak ülkemizde de benzer düzenlemeler mevcut. Kendisini ‘Bitki uzmanı’ olarak tanıtan Ahmet Maranki tanıtımını yaptığı ‘Maranki Kristal Tuz’un’ hastalıkları iyileştirdiğini ileri sürerek ilaç statüsünde olmayan ürünün pazarlamasını yaptığı gerekçesiyle bir yıl hapse mahkum edilmişti. Canan Karatay da daha önce Türk Tabipler Birliği tarafından, toplum sağlığını tehlikeye atan farklı açıklamaları sebebiyle bin 350 tl para ve 15 gün meslekten men gibi yaptırımlara maruz bırakılmıştı.

Yani caydırıcılığı tartışmalı olmakla birlikte, konuya ilişkin mevcut yasal düzenlemeler var. Getirilmek istenen hukuki düzenleme ise barındırdığı yoruma açık kısımlar nedeniyle eleştirilere sebep oluyor.

Bilgi kirliliğinin yarattığı sorunlar aktüel 

İnternette kanser, diyabet gibi hastalıklara ilişkin mucize gıda ve tedavi yöntemlerine ulaşmak, televizyonda her an beslenme alışkanlıkları ile ilgili açıklama yapan birine rastlamak mümkün. Bu kişilerin uzmanlık alanı ise çoğu zaman tartışmalı. Yakın zamanda Prof. Dr. Canan Karatay’ın “koronavirüsten korunmak için kelle paça tüketin” tavsiyesinden sonra kelle paça satışları yükselmişti. Uzmanların kelle paçanın koronavirüsü engellemeyeceği, fazla tüketiminin ise tehlike yaratabileceği konusundaki uyarıları medyada, Karatay’ın açıklamaları kadar yer bulmamıştı. 

Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Uğur Toprak, “Gıdaların üretim teknolojilerini ve ürün özelliklerini bilmeden, bilimsel-mesleki yetkinliğe sahip olmadan popüler olmak, kitaplarının reklamını yapmak ve muayenelerine gelen hasta sayısını artırmak adına, herhangi bir gerçekçi dayanağı olmadan yaptıkları yanlış ve bilimsellikten uzak açıklamalarla kamuoyunu yanıltan, sektörleri zan altında bırakan kişiler var” diyor. Medyada yüksek izlenme karşılığında geniş yer bulan bu kişilerin görüşlerinin, toplumun davranışlarını yönlendirme düzeyine ulaştığını ve bunun ciddi bir bilgi kirliliğine neden olduğunu düşündüklerini belirtiyor. Bu bilgi kirliliği ile mücadele etmenin mesleki ve etik sorumluluk taşıyan herkesin görevi olduğunu hatırlatıyor.

Medyanın, halk sağlığın geri plana koyarak yer verdiği, doğruluğundan emin olmadığımız bu bilgilerin yarattığı problemler bir düzenlemeye muhtaç gibi görünüyor. Ancak düzenlemeye ilişkin eleştiriler de göz ardı edilmemesi gereken, daha büyük bir probleme dikkat çekiyor, sansür.

İfade özgürlüğü engeli yaratır mı?

Güvenilirliği konusunda üzerinde şüphe bulunan, halk sağlığını tehlikeye atabilecek konularda toplumu bilgilendirme amacıyla açıklamalarda bulunan kişilerin de bu yasağa takılabilme ihtimali dikkat çekiyor. 

Buğday Derneği düzenlemedeki bilimsellik vurgusuna ilişkin olarak, “Gıda alanı bir endüstri konusu olduğu için, bilimsel veriler de farklılık gösterebiliyor. Örneğin Dünya Sağlık Örgütü dahil pek çok bilimsel kurum pestisitlerin zararlı olduğunu söylerken, pestisit şirketlerinin desteklediği bilim insanları aksini söyleyen araştırma sonuçları yayımlayabiliyor. Yani bilimin referans alınması da, ‘hangi bilimsel kaynaklar, hangi veriler?’ sorusunu doğuruyor. Kamu kurumlarının görevi vatandaşların sağlıklı gıda hakkını tesis etmek ve bununla ilgili bilgilendirme yapmak, yasaklayıcı değil, önleyici, koruyucu politikalar geliştirmektir. Aksi durumda, getirilen yasaklar, yanlış sonuçlar doğurabilir ve haksızlıklara neden olabilir. Yayın ve bilgilenme hakkına da engel teşkil edebilir” dedi.

Dernek, tarımda kullanılan pestisitlerle ilgili denetim yapma görevinin Tarım ve Orman Bakanlığı’nda olduğunu, fakat kurumun yaklaşık 7-8 yıldır, bu pestisit kalıntıları ile ilgili bilgileri paylaşmadığını belirtiyor. Üstelik bu konuyla ilgili açıklama yapan bilim insanları dava konusu oluyor diyerek Bülent Şık örneğini hatırlatıyor. 

Bülent Şık, 2011- 2016 yılları arasında, Sağlık Bakanlığı bünyesinde devam eden çalışmalarda görev almıştı. Çalışmanın amacı Türkiye’de kanser vakalarının en fazla görüldüğü bölgelerdeki çevresel ortamlarda bulunan kanserojen (kanser yapıcı) kimyasalları tespit etmekti. Çalışmada insan sağlığını tehdit eden pestisitin birçok üründe maksimum kalıntı limitlerini çok aştığı, sularda ise yine kanserojen etkisi bilinen hidrokarbon kalıntıları tespit edildiği sonucuna ulaşılmıştı. Ancak bu sonuçlar kamuyla paylaşılmayınca, Şık verileri yayınlamıştı. Ardından “Halkta infiale neden olduğu”, “dış alımları etkilediği” gerekçeleriyle Şık hakkında suç duyurusunda bulundu. Yargılama sonunda Şık’a bir yıl üç ay hapis cezası verildi. 

Sonuç olarak amaçlanan düzenlemenin işaret ettiği bilgi kirliliği sorunu gerçek olmakla birlikte, düzenlemenin barındırdığı boşlukların yaratabileceği doğru bilgiye erişim problemi de dikkate alınmalı. 

Kaynaklar

BirGün, ‘Çay boyalı, peynir hileli’ demek de yasaklanıyor!, 4 Temmuz 2020

Twitter, konuyla ilgili paylaşım, 4 Temmuz 2020

TBMM, tasarı metni

Twitter, Gıda Dedektifi tweeti, 5 Temmuz 2020

YouTube, ‘Gıda Bilim Kurulu', yanıltıcı yayınların izini sürecek, 2 Temmuz 2020

AA, Gıda ve beslenmede toplumu yanlış yönlendirenlere ceza geliyor, 17 Mart 2020

VOA, Doktor Öz'ün Senato'da Zor Anları, 30 Haziran 2014

Sabah, Ahmet Maranki 1 yıl hapse mahkûm edildi, 10 Ekim 2019

Sağlık Aktüel, Canan Karatay ve Ümit Aktaş’ın suçları onandı: 1350 TL para cezası ödeyecek, 5 Şubat 2019

Hürriyet, Canan Karatay'ın cezası onaylandı, 30 Haziran 2016

CNN, Prof. Dr. Karatay'ın koronavirüs açıklamasından sonra kelle paçaya ilgi arttı, 26 Şubat 2020

Hürriyet, Canan Karatay yeni bir tartışma başlattı: Çare kelle paça mı?, 7 Şubat 2020

Cumhuriyet, Türkiye'yi kanser eden ürünleri devlet gizledi, biz açıklıyoruz! İşte zehir listesi, 15 Nisan 2018

Bianet, Bülent Şık'a 1 Yıl 3 Ay Hapis Cezası, 26 Eylül 2019

Buğday Derneği ile yapılan e-posta görüşmesi, 10 Temmuz 2020

Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Uğur Toprak ile yapılan e-posta görüşmesi, 11 Temmuz 2020

Şüpheli bilgilerden yola çıkarak veriye dayalı ve uzun soluklu bir araştırma neticesinde hazırladığımız Dosya yazısını sonuna kadar okuduğunuz için teşekkürler.

Bu kategorideki yazılarımızı daha hızlı sürede hazırlamamız ve daha fazla kişiye ulaştırabilmemiz için bizi Patreon sayfamızdan destekleyebilirsiniz.  

Kaynaklar

BirGün, ‘Çay boyalı, peynir hileli’ demek de yasaklanıyor!, 4 Temmuz 2020

Twitter, konuyla ilgili paylaşım, 4 Temmuz 2020

TBMM, tasarı metni

Twitter, Gıda Dedektifi tweeti, 5 Temmuz 2020

YouTube, ‘Gıda Bilim Kurulu', yanıltıcı yayınların izini sürecek, 2 Temmuz 2020

AA, Gıda ve beslenmede toplumu yanlış yönlendirenlere ceza geliyor, 17 Mart 2020

VOA, Doktor Öz'ün Senato'da Zor Anları, 30 Haziran 2014

Sabah, Ahmet Maranki 1 yıl hapse mahkûm edildi, 10 Ekim 2019

Sağlık Aktüel, Canan Karatay ve Ümit Aktaş’ın suçları onandı: 1350 TL para cezası ödeyecek, 5 Şubat 2019

Hürriyet, Canan Karatay'ın cezası onaylandı, 30 Haziran 2016

CNN, Prof. Dr. Karatay'ın koronavirüs açıklamasından sonra kelle paçaya ilgi arttı, 26 Şubat 2020

Hürriyet, Canan Karatay yeni bir tartışma başlattı: Çare kelle paça mı?, 7 Şubat 2020

Cumhuriyet, Türkiye'yi kanser eden ürünleri devlet gizledi, biz açıklıyoruz! İşte zehir listesi, 15 Nisan 2018

Bianet, Bülent Şık'a 1 Yıl 3 Ay Hapis Cezası, 26 Eylül 2019

Buğday Derneği ile yapılan e-posta görüşmesi, 10 Temmuz 2020

Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Uğur Toprak ile yapılan e-posta görüşmesi, 11 Temmuz 2020