Kemahlı İbrahim Hakkı mezarından çıkarılıp asılmadı

İDDİA: Kemahlı İbrahim Hakkı Efendi, CHP döneminde öldüğünden emin olmak için mezarından çıkarılıp asıldı.

YANLIŞ

Bir Facebook kullanıcısının 5 Nisan 2017 tarihinde yaptığı paylaşımda, Kemahlı İbrahim Hakkı Efendi’nin CHP döneminde mezarından çıkarılarak asıldığı iddia edildi. İddia 1 milyonun üzerinde görüntülenmeye ulaştı. İddia farklı tarihlerde sosyal medyada paylaşılmaya devam etti.

Ancak iddia doğru değil. İstiklal Mahkemeleri kayıtlarında Kemahlı İbrahim Hakkı Efendi hakkında İstiklal Mahkemeleri tarafından verilmiş bir idam kararı yok. İdam kararının nedeni olarak gösterilen Şapka Kanunu da, İbrahim Hakkı’nın ölümünden bir yıl sonra çıktı. 

Şapka Kanunu İbrahim Hakkı’nın ölümünden bir yıl sonra çıktı

İbrahim Hakkı, Erzincan’ın şimdiki Parmakkaya köyünde doğmuş, ardından yine Erzincan’da şeyhlik yapmış. II. Meşrutiyet’in ilanının ardından gittiği İstanbul’da Şemsü’l-irşad li-Sultan Reşad isimli risalesinin Meşrutiyet aleyhine ifadeler içerdiği gerekçesiyle toplantılmasının ardından Kemah’a sürgün edilmiş. Bu olaydan 15 yıl önce ise bir vaazı sırasında kullandığı ifadeler dolayısıyla sürülmüş.

I. Dünya Savaşı sırasında ise Kanal seferinde yer almak üzere Mevlevi gönüllüleriyle hareket etmiş; ancak savaş sırasındaki faaliyetlerine dair bir belge bulunmuyor. İbrahim Hakkı 1924’te Erzincan’da hayatını kaybetmiş.

Dr. Yusuf Babür’ün “Erzincan Mevlianesi’nin Son Postnişini Kemahlı İbrahim Hakkı’nın Farsça Şiirleri” isimli makalesine göre İbrahim Hakkı’nın idam cezasına çarptırılmasının şapka kanununa muhalefet dolayısıyla olduğu iddia edilse de, Şapka Kanunu İbrahim Hakkı’nın ölümünden bir yıl sonra çıkarıldığı için iddia doğru olamaz.

İstiklal Mahkemesi kayıtlarında adı geçmiyor

Konu üzerine çekilen “Bize Nasıl Kıydılar?” adlı filmin yönetmeni Metin Çamurcu, İbrahim Hakkı’nın inkılaplara karşı geldiği için idama mahkum edildiğini söylese de, TBMM tarafından yayınlanan İstiklal Mahkemeleri ciltlerinde cezanın gerçekten verildiğini gösteren bir zabıt bulunmuyor. 

7 Aralık 1997’de Emin Çölaşan’ın Hürriyet’te yazdığı köşe yazısında ise İbrahim Hakkı’nın öz torunu olduğunu söyleyen Abdülkadir Özar’ın Rahmetli dedeme ait mezarın açıldığı ve cesedinin İstiklal Mahkemesi tarafından asıldığı iddiası tamamen uydurmadır” ifadesine yer veriliyor.

31 Ekim 1994 tarihinde olayın işlendiği “Bize Nasıl Kıydılar?” isimli filmin konuşulduğu Reha Muhtar’ın Ateş Hattı isimli programına katılan İbrahim Hakkı’nın Afife ve Meliha isimli kızları da iddiaları yalanlıyor. Afife Hanım babasının kalp hastalığı dolayısıyla öldüğünü, daha sonraysa hala gömülü olduğu Terzi Baba Mezarlığı’na defnedildiğini aktarıyor.

İdam cezasının uygulanmasından önce hayatını kaybeden İbrahim Hakkı’nın mezarının açtırılıp asıldığının iddiasının rivayete dayalı olduğu çeşitli kaynaklarda da yer alıyor. Örneğin Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, konuyu şöyle aktarmış: 

Dr. Yusuf Babür ise makalesinde şu satırlara yer vermiş:

“İbrahim Hakkı’nın mezarından çıkarılarak idam edildiğini iddia edenler, bu hadisenin Müşerkek Köyü’nde gerçekleştirildiğini söylemektedir. Hâlbuki İbrahim Hakkı Erzincan merkezinde vefat etmiştir ve kabri merkez Terzibaba Kabristanlığı’nda bulunmaktadır. Kabrini bugün dahi gidip ziyaret etmek mümkündür. Kızı ve damadı da İbrahim Hakkı’nın yanına defnedilmiştir.”

İki köy arasında 45 kilometreden fazla mesafe var

Bu ifadelerdeki lokasyonları teyit etmek üzere Google Haritaları kullandığımızda, iki köy arasında yaklaşık 45,8 kilometre mesafe bulunduğunu görüyoruz. Mezarından çıkarılarak asıldığı iddia edilen konum ile kızları tarafından da mezarının bulunduğu doğrulanmış olan Terzi Baba Mezarlığı arasındaki mesafede cenazenin taşınmış olması ihtimali de var elbette, ancak aile üyeleri mezar yerinin hiç değiştirilmediğini söylüyor. 

Dahası, tarihi kaynaklara göre Erzincan’da hiç İstiklal Mahkemesi kurulmadı. Bu yüzden böyle bir cezanın Erzincan’da infaz edilmiş olması muhtemel değil. İstiklal Mahkemesi’nin kurulduğu en yakın il Erzurum, ancak burada da infaz gerçekleşmemiş, sanıklar Ankara’ya gönderilmiş. 

Doğruluk Payı da iddia üzerine bir inceleme yayınlamış ve yanlış olduğu sonucuna varmış. 

Sonuç olarak iddia yanlış. Doğal yollarla ölen İbrahim Hakkı’nın mezarının açıldığı rivayet edilse de, İstiklal Mahkemeleri kayıtlarında adı geçmiyor. Ayrıca mezar yeri ile olayın gerçekleştiği rivayet edilen yer arasında 45 kilometreye yakın mesafe var. İddia yanlış bilginin yedi türünden uydurmaya örnek. 

Kaynaklar

Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Kemahlı İbrahim Hakkı

Anadolu Hareketi, Reha Muhtar programından ifadeler

TBMM, İstiklal Mahkemeleri ciltleri

Hürriyet, Emin Çölaşan’ın yazısı, 7 Aralık 1997

Dergi Park, Yusuf Babür’ün makalesi

Doğruluk Payı, İddia üzerine yazılan inceleme

Google Maps, İki konum arasındaki mesafe

Dergi Park, Cumhuriyet döneminde İstiklal Mahkemeleri

İddia hakkında hazırladığımız analizi sonuna kadar okuduğunuz için teşekkürler. Okuduğunuz bu analizi daha fazla kişiye ulaştırabilmek, daha çok iddiayı daha kısa zamanda inceleyebilmek için bizi Patreon sayfamızdan destekleyebilirsiniz. 

Kaynaklar

Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Kemahlı İbrahim Hakkı

Anadolu Hareketi, Reha Muhtar programından ifadeler

TBMM, İstiklal Mahkemeleri ciltleri

Hürriyet, Emin Çölaşan’ın yazısı, 7 Aralık 1997

Dergi Park, Yusuf Babür’ün makalesi

Doğruluk Payı, İddia üzerine yazılan inceleme

Google Maps, İki konum arasındaki mesafe

Dergi Park, Cumhuriyet döneminde İstiklal Mahkemeleri