Türkiye’de tıp eğitimi nasıl kurumsallaştı?

Tıp fakülteleri, öğrencilerini yetkin hekimler olarak eğitme sorumluluğuna sahip. Konu gelecekte toplum sağlığından sorumlu olacak insanlar yetiştirmek olduğundan, fakültelerin eğitim temelleri, kalitesi, modeli ve içeriği de hayati önemde. Peki Türkiye’de tıp eğitiminin geçmişi ve bugünü hakkındaki neler biliyoruz? 

Anadoluda tıp eğitiminin gelişimi

2010’da Hacettepe Tıp Dergisi’nde yayımlanan Tıp eğitiminin tarihçesi isimli makaleye göre, Sel­çuklu ve Osmanlı döneminde kurumsal tıp eğitimi “darüşşifa” ve “darültıp” isimli kurumlarda veriliyordu. Bunun dışında kuşaktan kuşağa aktarılan, belli bir kurumsal eğitime dayanmayan tıbbi pratikler de vardı. Darüşşifalar, yapı olarak bugünkü hastanelere karşılık gelen kurumlar olmalarının yanı sıra, tıp eğitimi de veriyordu. Darültıplar ise yalnız eğitim veriyordu. Eğitim usta çırak ilişkisine dayalıydı.

Ancak Osmanlı döneminde sürekliliği olan, sistematik bir tıp eğitiminden söz etmek pek mümkün değil. Ayten Altıntaş’ın kaleme aldığı Ülkemizde tıp eğitiminin başlangıcı, gelişimi ve 14 Mart Tıp Bayramı isimli makalede, Osmanlı Devleti’nde sağlık işlerini yüzyıllar boyunca hekimbaşılarının yürüttüğü belirtiliyor. 

Altıntaş’ın makalesinde tıp eğitiminde ilk modernleşme girişiminin ise 1827’de batılılaşma sürecinin etkisi ve Hekimbaşı Mustafa Behçet Efendi’nin çabalarıyla “Tıbhane”nin kurulması olduğu bilgisi mevcut. Bünyesinde Tıphane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire adlı iki birim barındıran kurum, bu iki alanda eğitim vermeye başladı. Tıp eğitimi, o dönem batıda olduğu gibi dört yıldı. Son sınıfta hocalar yetenekli öğrencileri tespit ederek sınava alıyor; başarılı öğrenciler askeri hastanelere veya ordunun tabur alaylarına tayin ediliyorlardı. Serbest hekim olmaları için, orada bir başka hekim gözetiminde birkaç sene çalışıp deneyim kazanmaları gerekiyordu. 

Modern tıp eğitimi Osmanlı’da başladı

Tıp Tarihi kitabında anlatılanlara göre, 17 Şubat 1839’da açılan “Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane” adlı okulda Avrupa’da tıp eğitimi görmüş Fransızcaya vakıf hocalar görevlendirilmeye başlayınca, tıp eğitiminin dili de Fransızcaya döndü. Tıp literatürü de bu dönemde kurumsallaştı; ayda bir çıkarılan tıbbi dergiler ve laboratuvarlar önem kazandı. 1867’de Türkçe tıp eğitimi yapan “Mekteb-i Tıbbiye-i Mülkiye”nin (Sivil Tıp Mektebi) açılmasından sonra, 1870’de Askeri Tıp okulunda da dersler yeniden Türkçeleşti.

I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı yıllarının ardından kurulan modern cumhuriyet döneminde de aynı çizgi sürdürüldü. Eğitim batılı değerlere ve pratiklere dayalıydı. Bu yıllarda David Rockefeller henüz ergenlik çağlarındaydı.

Uzman Doktor Aysel Başer’in hazırladığı çalışmada, Dr. Refik Saydam’ın 1925’te göreve başlaması, Türkiye’de tıp eğitimi açısından bir dönüm noktası olarak anılıyor. Bu dönemde sağlık hizmetlerinin sistemli bir şekilde yürütülmesine özen gösteriliyor, sağlık hizmetleri ülkenin koşullarına göre yapılandırılıyordu. Başer, Nazi Almanyasından kaçan bilim insanlarının yarattığı hareketliliğin de bir başka dönüm noktası olduğunu anlatıyor. Çünkü bu süreçte, tıp eğitimi alanındaki öğretim görevlisi sayısı artmış, eksik azalmıştı. 

Cumhuriyet dönemi tıp eğitiminde 1933’te yapılan yükseköğretim düzenlemesinin de etkisi büyük. Bu düzenleme ile Darülfünun kaldırıldı ve İstanbul Üniversitesi bünyesindeki tıp fakültesi, ilk ve tek tıp fakültesi olarak açıldı. Alman ekolü etkisi altında şekillendirilen eğitim modelinde, klasik eğitim yaklaşımı hakimdi ve amfi derslerinden oluşuyordu. Daha sonra 1945’te Ankara ve 1955’te Ege Üniversitesinde tıp fakülteleri açıldı ve aynı eğitim yak­laşımı sürdü. 1963’te Hacettepe Üniversitesi Tıp ve Sağlık Bilimleri Fakülte­sinin açılmasıyla, tıp eğitiminde ilk değişim gerçekleş­ti. Yeni tıp fakültesinde entegre bir eği­tim programı uygulamaya başlandı. Bu değişim daha sonraki yıllarda açılan birçok tıp fakülte­si için de örnek olacaktı. 

Bu eğitim modelleri arasındaki farklar neler?

Türkiye’de günümüzde tıp fakültelerinde birçok farklı eğitim modeli uygulanıyor. Bunlardan en yaygınları klasik eğitim, entegre sistem ve probleme dayalı öğrenme modeli. Klasik eğitim modelinde konular, diğer derslerle bağlantı kurulmaksızın tek ve ayrı bir şekilde ele alınıyor. İçeriğinin yoğun olması, temel bilimleri klinik bilimler ve mesleki bağlamla ilişkilendirmemesi sebebiyle, bu model halen az sayıda tıp fakültesinde kullanıyor. 

Organ sistemleri temelli müfredat olarak da bilinen entegre sistem, 1950’li yıllarda ABD’de geliştirildi ve ülkemizde 1960’lardan itibaren Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi öncülüğünde başlatıldı. Bu sistemde ilişkili farklı disiplinlerin bilgileri, birbirleriyle bağlantılandırılıyor; entegrasyon kolaylaşıyor. 

Probleme dayalı öğrenim ise 1967’de Kanada’da Mc Master Üniversitesi’nde geliştirildi. Türkiye’de ise ilk kez 1997-1998 yıllarında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde uygulandı. Bu modelde teorik bilginin yanı sıra, belirlenen hastalık senaryosu üzerinden, insan vücudu her yönden ele alınıyor. 

Bu üç modelin üçü de modern tıp eğitimi geleneğinden geliyorlar. 

1980’li yılların başında kurulan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile tıp fakültelerinin sayısı arttı. Başer’e göre bu, hekim sayısını nicel olarak artırırken, nitelikli hekim yetiştirmekle ilgili tartışmaları da beraberinde getirdi. 

Diğer yandan tüm bu süreç boyunca, modern tıbbi yaklaşımlar hariç, başka bir yaklaşımla tıp eğitimi verildiğine dair tarihi kayda ulaşılamıyor. Türkiye’de tıp eğitiminin tarihi için incelediğimiz kaynakların hiçbirinde böyle bir kayıt yok. Türkiye’de tıbbi pratiklerin, gerekli eğitimden geçmiş sağlık çalışanları dışındaki kişilerce yürütülmesi yasal da değil. ‘Diploması olmadığı hâlde, menfaat temin etmek amacına yönelik olmasa bile, hasta tedavi eden veya tabip unvanını takınan şahıs iki yıldan beş yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile’ cezalandırılıyor

Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları için de yine modern tıp eğitimini almış bir tabip olmak, yanı sıra ilgili alanda belli bir eğitim ve ehliyet sahibi olmak gerekiyor

Diğer ülkelerde tıp eğitimi

Türkiye’de verilen tıp eğitimini kavramak için diğer ülkelerdeki eğitim sistemlerine de bakılabilir. Hacettepe Üniversitesi tarafından hazırlanan Tıp Eğitimi Genel Bilgi isimli çalışmada Almanya ve Amerika’daki tıp sistemlerinden bahsedilmiş. Almanya’da altı yıl olan temel tıp eğitimi tamamlandıktan sonra, 18 aylık staj sürecinin tamamlanması ve doktor adaylarının yeterlilik sınavından geçmeleri gerekiyor. Almanya’da tıp eğitimi, çoğunlukla klasik eğitim modeline dayalı. 

ABD’de ise tıp fakültesi eğitiminden önce dört yıllık bir üniversite eğitimi almak gerekiyor. Sonrasında dört yıllık bir tıp eğitimi alınabiliyor. Bu eğitimin iki yılını temel bilimler, iki yılını ise klinik bilimler oluşturuyor. Eğitim sürecini daha sonra intörnlük, hekimlik lisansı elde edilmesi, asistanlık aşamaları takip ediyor. Amerika’da eğitim modelleri üniversitelere göre farklılık gösterebiliyor. Örneğin Harvard Üniversitesi, probleme dayalı yöntemle eğitim veriyor. 

Yani Türkiye’de tıp eğitimi, 19. yüzyıldaki yoğun batılılaşma sürecinden itibaren, modern uygulamaları izledi. Tıp eğitiminin izlediği model, birçok ülkede olduğu gibi okuldan okula değişse de ortak noktaları modern tıbbi uygulamaları esas almalarıydı. 

#SalgınVar okuma rehberi

Kara Kutu: Yüzleşme Vakti isimli kitap hakkındaki çalışmaya dair Teyit ekibi tarafından yayınlanan 63 yazı bu rehberde yer alıyor.

Komplo teorileri hakkındaki yazıları okuyarak kitabın içinde düşülen genel yanılgıları anlayabilirsiniz: 

Manisalı eczacıları kim öldürdü?

Komplo Teorileri I: Aşırı şüpheci tutum etrafımızı sardığında

Komplo Teorileri II: Bilimsel görünme çabası

Komplo Teorileri III: Sağlığımızı korumak için ne yapabiliriz?

Bu bölümdeki yazılar Kara Kutu’nun yazım sürecine mercek tutuyor. Kitaptaki kaynak gösterimi, izlenen metodoloji ve tespit edilen intihaller sizi şaşırtabilir. Ayrıca kitapta yer alan ve Yalçın’ın konuşmalarından hareketle oluşturulan safsatalara ve daha fazlasına göz atabilirsiniz: 

Kara Kutu’nun yöntemi – I: Nasıl yazıldı? Nasıl basıldı?

Kara Kutu’nun yöntemi – II: Kaynakça nasıl hazırlanmış?

Kara Kutu’nun yöntemi – III: 30 farklı kaynaktan yapılan intihaller

Korelasyon nedensellik değildir

Kara Kutu’nun ‘kozmik odasındaki’ intihaller

Safsatalar I: Komplo teorilerini safsatalar ile süslemek

Safsatalar II: Hatalı akıl yürütmenin kitabı

Özellikle ‘doğallık safsatasını’ özümsedikten sonra homeopati üzerine iddiaları inceleyebilirsiniz:  

Homeopati: Sulandırılmış Tıp

Kapitalizm homeopatiyi teğet mi geçti? Sektöre genel bakış

ABD’deki en büyük kütüphanelerin homeopati okullarıyla ilişkisi olduğu iddiası dayanaksız

İDDİA 1: Patofizyoloji kürsülerinin 12 Eylül’den sonra kapatıldığı ve yıllardır bu dersin verilmediği iddiası

:point_right::skin-tone-2: Türkiye’de tıp eğitimi nasıl kurumsallaştı?

Rockefeller’ın -muhtemelen- girmekte zorlanacağı diyarlarda modern tıp ve tıp müfredatı: Kuzey Kore örneği

Kara Kutu: Yüzleşme Vakti isimli kitabın üçüncü ve dördüncü bölümlerinde yer alan iddiaların ele alındığı yazılar bu bölümde: 

İDDİA 2: ABD ve Avrupa’da Augmentin’in evcil hayvanlarda kullanımının yasaklandığı iddiası

İDDİA 3: 12 yaşındaki her çocuğun kolesterol ilacı alması tavsiye edilmiyor

İDDİA 4: İlaçların farklı ülkelerde daha ucuz olmasının nedeni fiyat politikaları

İDDİA 5: Yan etkileri olan serzone isimli ilacın ‘henüz’ toplatıldığı iddiası

İDDİA 6: Bazı psikiyatrik hastalıklar piyasayı canlandırmak için mi uyduruldu?

İDDİA 7: Beyindeki organik değişimler mutasyon anlamına mı geliyor?

İDDİA 8: Gebelikte antidepresan kullanımının bebekte otizm riskini artırdığı iddiası

İDDİA 9: Serotonin ile depresyon arasında ilişki yok mu?

İDDİA 10: Sadece çocuklar üzerinde ve belli bir evre için yapılan araştırmanın sonuçları genellenebilir mi?

İDDİA 11: ABD’deki yaygın ölüm sebepleri arasında ilaç yan etkilerinin dördüncü sırada olduğu iddiası

Aşılar kitapta önemli bir yer tutuyor. Çalışmamızın önemli bir kısmı, bu nedenle aşılar hakkındaki iddialara ayrıldı:  

Aşılar bağışıklığı zayıflatıyor mu? Vücudumuzun ‘askerleri’ nasıl çalışıyor?

Aşılarda bulunan maddeler o kadar ‘korkutucu’ mu?

Aşılar etkisiz mi?

Sürü bağışıklığı: ‘Benim çocuğum istersem aşılatmam’ denebilir mi?

KONDA: ‘Aşı zorunlu olmamalı diyenlerin önemli bir kısmı uluslararası şirketlerin bizi hasta etmek istediğini düşünüyor’

Osmanlı’dan günümüze Türkiye’de aşı çalışmaları

İDDİA 12: Türkiye’de ilk aşı kampanyasının 1985’te yapıldığı iddiası

İDDİA 13: Türkiye’de zorunlu aşı uygulaması olduğu iddiası

İDDİA 14: Menenjit aşısının 2013 yılında aşı takvimine eklendiği iddiası

İDDİA 15: Almanya’daki zorunlu kızamık aşısı yasasının ‘kıl payıyla’ kabul edildiği iddiası

İDDİA 16: Almanya’da çocuk doktorlarının yüzde 92’si çocuğunu aşılatmıyor iddiası

Finlandiya İngiltere İrlanda Hollanda ve İsveç’te aşıların zorunlu olmaması ne anlama geliyor?

İDDİA 17: FDA’da görevli Morris’in grip aşısı hakkındaki açıklamayı 2009’da yaptığı iddiası

İDDİA 18: İsrail’de hiç aşı yapılmadığı iddiası

Wakefield I: Aşı ve otizm arasındaki ilişki olduğu iddiaları nereden çıktı?

Wakefield II: Kızamık virüsü için aşı patenti almış

Wakefield III: Otizmli ailelerin avukatlarından para aldı

Aşı ve otizm arasında bağ olduğu tartışmalarını kimler kitleselleştirdi?

Aşı otizm arasında bağ olduğunu söyleyenlerin bilimsellik iddiası

Bugün 50’lerinde olanların çocukluğunda çevrelerinde otizmli çocuk yok muydu? 

İDDİA 19: İki yaşındaki bir çocuğun enjeksiyon yoluyla aldığı civa miktarı 100 gramdan 237 grama yükseldi iddiası

İDDİA 20: Neil Z. Miller aşı karşıtı derneklerle ilişkili

İDDİA 21: Houweling makalesinde aşıların zararlarından bahsetmiyor

İDDİA 22: Prof. Dr. Claire-Anne Siegrist aşının uzun dönemdeki faydalarının bilindiğini belirtiyor

İDDİA 23: Kızamık aşısının kadınların yüzde 55’inde romatoit artrit gelişmesine neden olduğu iddiası

İDDİA 24: Boğmaca aşısından sonra bebeklerin normalden yedi kat daha fazla hayatını kaybettiği iddiası

Difteri tetanoz ve boğmaca aşılarının ani bebek ölümü vakalarıyla bağlantısı yok

İDDİA 25: Aşıların kısırlığa neden olduğunu gösteren bir kanıt yok

İDDİA 26: Aşılarda kullanılacak antijenleri patent sınırlamaları mı belirliyor?

İDDİA 27: Gluten ve kazeinin otizme yol açtığını gösteren bulgu yok

Aşı üretimi kâr maksimizasyonuna dayanıyor ve bu halk sağlığını tehdit ediyor

Facebook’un reklam politikası Kara Kutu’daki aşı karşıtı iddiaların yayılımını engelledi mi?

Son olarak Kara Kutu’da modern tıbbın karşısına anti kapitalizmin konduğunu görüyoruz. Tıp ve anti kapitalizm ilişkisine dair yazılar aşağıdaki gibi:

Sosyalist deneyimlerde modern tıp: Sovyetler Birliği

Tıbbi enternasyonalizm: Küba

Bastırılmış bir deneyim: Allende ve Şili

Kaynaklar

TipFak, Hacettepe Tıp Dergisi 2010; 41:195-202: Tıp eğitiminin tarihçesi, 3 Ağustos 2016

Ayten Altıntaş, Ülkemizde tıp eğitiminin başlangıcı, gelişimi ve 14 Mart Tıp Bayramı, Türk Aile Hekimleri Dergisi 2008; 12(1): 44-53

Tıp Tarihi, Prof. Dr. Ali Haydar Bayat, İstanbul, 2016, Sayfa: 326

Uzm. Dr. Aysel Başer, Prof. Dr. Hatice Şahin, Atatürk’ten günümüze tıp eğitimi, 

Tıp Eğitimi Dünyası, Ocak-Nisan 2017

Yücel Namal, Tunay Karakök, Atatürk ve Üniversite Reformu (1933), Yükseköğretim ve Bilim Dergisi, Cilt 1, Sayı 1, Nisan 2011; Sayfa 27-35

Medi Magazin, Tıp fakültelerinde hangi eğitim modelleri uygulanıyor?, 9 Eylül 2016

Hacettepe Üniversitesi, Tıp eğitimi genel bilgi

Toplum ve Hekim Dergisi, Tıp Eğitiminde Tam Entegrasyona Doğru, Mayıs/Haziran 2001,  Cilt: 16, Sayı: 3

Tıp Eğitimi Dünyası Dergisi, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesinde Uygulanan Probleme Dayalı Öğrenim Modeli, Mayıs 2008 Sayı 28

Türk Tabipler Birliği, 1219 Tababet ve şuabatı san'atlarının tarzı icrasına dair kanun

Resmi Gazete, Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları yönetmeliği, 24 Ekim 2014

 

 

Şüpheli bilgilerden yola çıkarak veriye dayalı ve uzun soluklu bir araştırma neticesinde hazırladığımız Dosya yazısını sonuna kadar okuduğunuz için teşekkürler.

Bu kategorideki yazılarımızı daha hızlı sürede hazırlamamız ve daha fazla kişiye ulaştırabilmemiz için bizi Patreon sayfamızdan destekleyebilirsiniz.  

Kaynaklar

TipFak, Hacettepe Tıp Dergisi 2010; 41:195-202: Tıp eğitiminin tarihçesi, 3 Ağustos 2016

Ayten Altıntaş, Ülkemizde tıp eğitiminin başlangıcı, gelişimi ve 14 Mart Tıp Bayramı, Türk Aile Hekimleri Dergisi 2008; 12(1): 44-53

Tıp Tarihi, Prof. Dr. Ali Haydar Bayat, İstanbul, 2016, Sayfa: 326

Uzm. Dr. Aysel Başer, Prof. Dr. Hatice Şahin, Atatürk’ten günümüze tıp eğitimi, 

Tıp Eğitimi Dünyası, Ocak-Nisan 2017

Yücel Namal, Tunay Karakök, Atatürk ve Üniversite Reformu (1933), Yükseköğretim ve Bilim Dergisi, Cilt 1, Sayı 1, Nisan 2011; Sayfa 27-35

Medi Magazin, Tıp fakültelerinde hangi eğitim modelleri uygulanıyor?, 9 Eylül 2016

Hacettepe Üniversitesi, Tıp eğitimi genel bilgi

Toplum ve Hekim Dergisi, Tıp Eğitiminde Tam Entegrasyona Doğru, Mayıs/Haziran 2001,  Cilt: 16, Sayı: 3

Tıp Eğitimi Dünyası Dergisi, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesinde Uygulanan Probleme Dayalı Öğrenim Modeli, Mayıs 2008 Sayı 28

Türk Tabipler Birliği, 1219 Tababet ve şuabatı san'atlarının tarzı icrasına dair kanun

Resmi Gazete, Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları yönetmeliği, 24 Ekim 2014